Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 25 °C
Hafif Yağmurlu

Kitabımız

27.01.2023
A+
A-

Kitap adına ne varsa hepsi inananlar için inmiş, son kitaptan sonraki yazılan bütün kitaplar, o kitabı açıklamak için kaleme alınmıştır.

Kitabımız

Kitap adına ne varsa hepsi inananlar için inmiş, son kitaptan sonraki yazılan bütün kitaplar, o kitabı açıklamak için kaleme alınmıştır.

İnen bütün kitaplar ve yerde yazılanlar insanlar için insana verilen değer içindir. Bu sebepten ötürü kitabın türü ne olursa olsun kitaplar değerli ve saygıya layıktır. Sadece kitaplar değil kitabın yazıldığı araçlardan kağıt bile hürmet görür bizde. Kalem ve kağıt kitabın iki ana unsurudur. Kitabımız kaleme ve satırlara yemin eder.[1] Oku emriyle başlar ilk hitap. Okumak için bir kitap gerek. Kitaplar okunmak için vardır yakılmak ve çiğnenmek için değil. Tarih boyunca kütüphaneler kuran medeniyetler ve kitabı kütüphaneyi yıkan vahşiler olmuştur. Köpeğin havlaması veya eşeğin anırması yadırganacak ve tepki gösterilecek bir şey değildir. Fakat üstümüze üstümüze havlayan köpeğe hoşt demek de en tabii hakkımızdır. Bu yazı şu sıralar kitabımıza akıl almaz, vicdana sığmaz hakaret etmeye çalışan sözde medeni avrupa toplumundaki köpeklere hoşt mesabesindedir.

Kuran kendini koruyan bir kitaptır. Ona hakkıyla sahip çıkmak ise hükümlerine göre hareket etmekle olur. Bu bakımdan kitabın hükümlerine sahip çıkmayanların kitaba sahip çıkması asla mümkün değildir.


Mesela Kuran yakınlarınıza bile olsa adaletten şaşmayın derken[2] bir kodamana  dokunan hakimin görev yeri değişiyor hakimlik teminatı ayaklar altına alınıyorsa, adaleti yerine gelsin diye yerden göğe binlerce dua çıkıyor ve haklarında öfke[3] ile karar alınanlar olup adaletten sapılıyorsa, emaneti ehline teslim edin[4] derken liyakate vurgu yapan kitabın emrine muhalif olarak nepotizm hakimse kadrolarda, Kuran çok olmayı değil nitelikten yana olmayı önemserken[5] sivil toplum olmanın önüne yüzdelik barajlar konuluyorsa, Kuran göğe bir mizan koyduğunu ve düzenin bozulmamasını söylerken[6] göğümüzde zehir fışkırtan uçaklar fink atıyorsa, Bir insanı öldürmek bütün insanları öldürmek gibiyse[7] fakat buna rağmen Sinan’ın ateşi sadece düştüğü yeri yakıyor, suskunluk asaletten sayılıyorsa kitaba en büyük saygısızlığı kim yapıyor söyleyin hele.

Hocam İsveçli Hollandalı dururken bizim Müslümanlara yüklenmenin sırası mı dediğinizi duyar gibiyim. Onlara cevabımız Diyanet Vakfı üzerinden, yakılan Kuran’ın 33 katı Kuran göndererek cevap verdik zaten. Biz toplum olarak Kuran’a davranışlarımızla sahip çıksaydık onlar buna cesaret bile edemezlerdi.

İslamilik endeksine uygun devletler sıralamasında İsveç’ten Hollanda’dan sonra gelen bir ülke olarak onlara mı kızayım kendimize mi? Mehmet Akif yüzyıl önce :“işleri var dinimiz gibi, dinleri var işimiz gibi! ” derken doğru tespitte bulunmamış mı? Tabi olarak bu endeksle ilgili şu konuya da vurgu yapmam gerekiyor; bütün toplumlar ideal bir devlet kurma yarışındadırlar. Bu inançlarının doğruluğu ya da sapkınlığı ile alakalı değildir. Bütün öğretiler adaleti, ahlakı ve erdemli olmayı öğütler. Bizim burada yakındığımız durum, asrısaadeti bilen, Akif’in dediği gibi dünyaya milliyet öğreten[8] bir ecdadın nesli olarak davranışlarımızın Medine’de medfun olan nebinin öğretilerine ve getirdiği kitaba uygun olmamasıdır.


Efendiler kendimize gelmenin kitaba uymanın zamanı şimdi. İşlerimizi kitabına uydurarak devam ettiğimiz müddetçe elin gavuruna gerek kalmayacak helak olmamız için. Kitabın ortasından konuşacak hatiplerimiz ağızlarını eğip bükerek kitapta olmayanı bize anlatmayacak.[9]

Bu yazının muhatabı sensin kardeşim. Bu yazının muhatabı benim. Bu yazının muhatabı bir kitle  ya da oluşum değil, fert fert herkes. İşi sadece yöneticilere ve makam sahibi olanlara hasretmeyesin. Çünkü yöneticiler toplumun bir eseri. Makam sahipleri de bu yazıdan müstağni olduklarını düşünmesinler zira toplum da bir nevi onların eseri. Hepimizin kitabın eseri olduğu insanlar olmamız temennisiyle…


[1] Nûn, Kaleme ve yazdıklarına andolsun. (Kalem 1)

[2] Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. (Şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın). Çünkü Allah ikisine de daha yakındır. (Onları sizden çok kayırır.) Öyle ise adaleti yerine getirmede nefsinize uymayın. Eğer (şahitlik ederken gerçeği) çarpıtırsanız veya (şahitlikten) çekinirseniz (bilin ki) şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.(nisa 135)

[3] Herhangi bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi adaletsiz davranmaya itmesin. Adaletli olun; bu, takvâya daha uygundur. Allah’tan korkun. (Maide 5)

[4]  Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne güzel öğütler veriyor. Şüphesiz Allah her şeyi işitmekte, her şeyi görmektedir. (Nisa 58)

[5]  “Nice az birlik vardır ki, Allah’ın izniyle sayıca çok birliği yenmişlerdir, Allah sabredenlerle beraberdir” (bakara 249),

“Sizden sabırlı yirmi kişi olsa, küfre sapanların iki yüz kişisine galip gelir; sizden yüz kişi olsa, onların binine galebe çalar. Çünkü onlar gereğince anlamayan bir topluluktur. İçinizden sabırlı yüz kişi olsa, iki yüz kişiye galip gelir; sizden bin kişi olsa, Allah’ın izniyle iki bin kişiye galebe çalar.” (Enfâl, 65-66),

“Cemaatiniz çok da olsa size zerre kadar yarar sağlayamaz. Allah inananlarla beraberdir.” (Enfâl, 19)

[6] (Allah) göğü yükseltmiş ve dengeyi bozmayasınız diye (oraya) bir denge koymuştur. (Rahman 7-8)

[7] “Bir cana kıymanın veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmanın cezası olmaksızın kim bir kimseyi öldürürse sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir canı kurtarırsa sanki bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur.” (Maide 32)

[8] Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz:
Gelmişiz dünyâya milliyyet nedir öğretmişiz! (Safahat, Hakkın Sesleri)

[9] Onlardan bir grup, kitapta olmayanı ondan sanasınız diye kitabı okurken dillerini eğip bükerler ve Allah katından olmadığı halde, “Bu Allah katındandır” derler. Onlar bile bile Allah hakkında yalan uydurmaktadırlar. (Ali İmran 78)

maarifim banner
Akif Keten
GENEL SEKRETER // 1984 yılında Amasya'da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Amasya'da tamamladı. 2008 yılında Ankara İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. 2006-2010 yılları arasında Bolu ilinde imam-hatip olarak görev yaptı. 2010 yılında Ankara iline öğretmen olarak atandıktan sonra Polatlı, Sincan ve Pursaklar ilçelerinde öğretmenlik ve yöneticilik yaptı. Hâlen Ankara’da İmam Hatip Lisesi Müdürü olarak görev yapan Akif KETEN, evli ve iki çocuk babası olup, orta derecede İngilizce ve Arapça bilmektedir.
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.